Hayat, bir yönüyle durmaksızın değişen bir okyanus gibidir. Bazen dalgalar bizi sürükler, bazen de denizin derinliklerinde kayboluruz. Bir insanın içsel dünyasında yaşadığı gelgitler de tıpkı okyanustaki dalgalar gibidir; içsel fırtınalar, huzurlu anlar ve aniden ortaya çıkan belirsizlikler arasında geçiş yaparız. Ama bu gelgitlerin kaynağı nedir? Kendimizi çoğu zaman istikrarsız hissettiğimizde, gerçek kimliğimizin ne olduğuna dair derin bir soru sormaz mıyız? Peki, gelgitli olmak ne demektir? Bu yazı, gelgitli olmanın felsefi boyutlarını, etik, epistemoloji ve ontoloji perspektiflerinden incelemeyi amaçlıyor. Gelgitli Olmak: Kavramsal Bir Çerçeve Gelgitli olmak, genellikle bir insanın ruh halindeki ani değişikliklerle veya dış etkenlere verdiği tepkilerle ilişkilendirilir. Ancak, felsefi…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Ek Fiilin Öğrenilen Geçmiş Zamanı: Psikolojik Bir Perspektif Hepimiz geçmişimizi farklı şekillerde hatırlarız, öyle değil mi? Bazen anılar keskin, bazen ise flu olur. Yaşadığımız her deneyim, zihnimizde bir iz bırakır ve bu izler, yalnızca kişisel hafızamızın değil, dilimizin ve düşünme biçimlerimizin de parçasıdır. Ek fiilin öğrenilen geçmiş zamanı, bu hafıza ve dilsel süreçlerin bir ürünü olarak karşımıza çıkar. Bu dilbilgisel yapı, sadece geçmişin anlatılması değil, aynı zamanda bizlerin o geçmişi nasıl yaşadığımızın, hissettiğimizin ve deneyimlediğimizin bir yansımasıdır. Peki, bu dilsel yapıların zihnimizde nasıl bir yer edindiğini ve bunların insan davranışlarını nasıl şekillendirdiğini hiç düşündünüz mü? Ek fiilin öğrenilen geçmiş zamanı,…
Yorum BırakFas Çekirgesi: Pedagojik Bir Bakış Açısıyla Eğitimde Dönüşüm Giriş: Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü Hayat, insanın öğrenme süreciyle şekillenir. İlk adımlarını atarken öğrendiğimiz şeyler, büyüdükçe değişir; öğrenmenin tanımı, her yaşta farklı anlamlar kazanır. Bazen bir bakış açısı değişir, bazen de bir beceri kazanılır. Eğitimin gücü, sadece bilgi aktarmakta değil, aynı zamanda kişiyi dönüştürmekte ve toplumu şekillendirmekte yatıyor. İnsanlar, öğrenme süreçlerinde keşfederken, hem bireysel hem de toplumsal düzeyde dönüşümler yaşarlar. İşte bu noktada, pedagojik bir bakış açısının ne kadar önemli olduğunu daha iyi anlarız. Pedagoji, eğitimin yalnızca içerik aktarımından ibaret olmadığını, insanların düşünme biçimlerini, eleştirel bakış açılarını ve toplumsal sorumluluklarını geliştiren bir süreç…
Yorum BırakFundamentalizm: Tarihsel Bir Perspektiften İnceleme Geçmiş, yalnızca geçmişi anlamak için değil, aynı zamanda bugünü ve geleceği anlamlandırmak için de kritik bir öneme sahiptir. Tarih, her dönemin kendi toplumsal, kültürel ve siyasi dinamikleri içinde şekillenen bir ayna gibi, bugünün dünyasında karşılaştığımız pek çok sorunun kökenlerine ışık tutar. Bu bağlamda, “fundamentalizm” terimi, tarihsel sürecin ve toplumsal değişimlerin etkisiyle zaman içinde evrilmiş ve modern dünyada önemli bir yer edinmiştir. Ancak, bu kavramı doğru bir şekilde anlamak için kökenlerine inmeli ve farklı dönemlerdeki yansımalarını gözlemeliyiz. Fundamentalizm Kavramı: Tanımı ve Kökeni Kelime olarak, “fundamentalizm”, İngilizce “fundamental” (temel) kelimesinden türetilmiştir ve temele dayalı inançları, normları ve…
Yorum BırakEnfusi ve Afaki: Ekonomi Perspektifinden Kıtlık, Seçimler ve Davranış Ekonominin temel sorunlarından biri, sınırsız isteklerin sınırlı kaynaklarla karşılanmaya çalışılmasıdır. Bu temel çatışma, yalnızca bireylerin hayatlarını değil, aynı zamanda devletlerin politikalarını ve toplumsal refahı da şekillendirir. Her seçim, bir fırsat maliyetini beraberinde getirir; her kaynak kullanımı, bir başka kullanım biçiminden vazgeçmek anlamına gelir. Bu yazı, modern ekonominin önemli kavramlarından olan enfusi ve afakiyi, mikroekonomi, makroekonomi ve davranışsal ekonomi açısından ele alarak, ekonomik düşüncelerin ve kararların nasıl şekillendiğini derinlemesine inceleyecek. Enfusi ve Afaki Ne Demek? Enfusi ve afaki, Türkçeye ekonomik bağlamda girmiş kavramlar olmakla birlikte, genellikle derin ekonomik analizlerde, kaynakların kullanımı ve…
Yorum BırakSadettin Köpek Hain Mi? Bir Dostun İhaneti Üzerine Bir Hikâye Kayseri’nin soğuk sabahlarında, evde kahvemi yudumlarken birdenbire aklıma bir soru takıldı: “Sadettin Köpek hain mi?” Bu soru, sadece dizinin bir karakterine dair merak değil, aslında hayatın kendisinde karşılaştığımız bazı ikilemleri simgeliyor gibiydi. Sadettin Köpek, ne kadar kötü olsa da, bazen kötülüğü veya ihaneti anlamak, kendi iç dünyamızda da bir şeyler keşfetmek gibi geliyor. Bu yazı, sadece bir karakterin hainliği üzerine değil, aslında dostluk ve ihanetin ne demek olduğunu keşfetmek üzerine olacak. Bir Yalnızlık Hikâyesi Bir zamanlar çok yakın olduğum bir arkadaşım vardı, tıpkı Sadettin Köpek gibi, dışarıdan hep soğukkanlı ve…
Yorum BırakSabah Namazından 10 Dakika Önce Teheccüd Namazı Kılınır Mı? Gece uykusundan önce bir dostumla konuşuyorduk. Konu, son zamanlarda sabah namazı için uyanmaya çalışmanın zorluklarıydı. İş, sosyal hayat, bitmeyen to-do listeleri… Kafamda her zaman bir sürü şey dönüyor ve bazen sabah namazını kılmak için uyanmakta zorlanabiliyorum. Ama sonra bana, “Sabah namazından 10 dakika önce teheccüd kılınır mı?” diye sordu. Yani, gece uykusundan kalkıp hemen sabah namazını beklemek yerine, teheccüd kılmak doğru olur mu? Bu soruyu çok duymuşumdur, çünkü çevremde de bir sürü insan sabah namazını geç kılmak yerine, gece uyanıp teheccüd namazını kılmaya çalışıyor. Bu yazıda, bu sorunun hem Türkiye’deki hem…
Yorum BırakCanva Üyelik Ücretli Mi? Ekonomik Bir Analiz Giriş: Kıt Kaynaklar ve Seçimlerin Sonuçları Günümüz dünyasında, kaynaklar sınırlıdır ve bu sınırlı kaynakları en verimli şekilde kullanmak her birey ve toplum için büyük bir öncelik taşır. Ekonomik kararlar, genellikle bu sınırlı kaynakları nasıl kullanacağımızla ilgili seçimler yapmamızı gerektirir. Her seçim, bir fırsat maliyetini beraberinde getirir ve bu, karşımıza çıkan her seçenek için kaybettiğimiz alternatiflerin değeridir. Örneğin, bir birey Canva’nın ücretli üyeliğini almayı mı yoksa diğer benzer hizmetlerden birini tercih etmeyi mi seçmeli? Her iki seçenek de belirli avantajlar sağlarken, hangi seçeneğin daha yüksek ekonomik fayda sağladığını belirlemek için daha derin bir analiz…
Yorum BırakpH Kağıdı Tekrar Kullanılır Mı? Herkesin okul yıllarından aşina olduğu bir malzeme vardır: pH kağıdı. O, asidik ve bazik çözeltileri ayırt etmek için kullanılan, genellikle mavi ya da kırmızı olan küçük test kağıtları. Birçok bilimsel deneyde ve kimya derslerinde karşılaştığımız bu kağıt, aslında çok basit bir araç gibi görünse de, kullanımı ve tekrar kullanımı hakkında bazı sorular aklımıza takılabilir. Peki, pH kağıdı tekrar kullanılabilir mi? Cevabı bulmadan önce biraz daha derine inelim. pH Kağıdı Nedir? Öncelikle, pH kağıdının ne olduğunu kısaca hatırlayalım. pH kağıdı, asidik veya bazik çözeltilerin pH seviyesini ölçen basit bir test aracıdır. Bir sıvıya batırıldığında, çözeltinin asidik…
Yorum BırakDoğru Diş Fırçalama: Felsefi Bir Bakış Açısı Diş fırçalamak, yaşamımızın en temel hijyenik ritüellerinden biri olsa da, bununla ilgili doğru olanı yapmak, insanlık tarihinin en eski felsefi sorularına denk gelebilir. Her gün, sabah ve akşam saatlerinde, dişlerimizi fırçalayarak bir tür “temizlik” sağlarız. Ancak bu temizlik sadece fiziksel bir işlevi yerine getirmekle mi sınırlıdır, yoksa etik, epistemolojik ve ontolojik bir anlam taşıyan derin bir eylem midir? Felsefi anlamda bakıldığında, doğru diş fırçalama sadece bir alışkanlık değil, yaşam tarzı ve dünyaya bakış açımızla doğrudan ilişkilidir. Bu yazıda, doğru diş fırçalamayı felsefi bir perspektiften ele alacak ve etik, bilgi kuramı (epistemoloji) ve varlık…
Yorum Bırak