O Güne Dair Sabah
Hih’ya hoş geldiniz. Bu yazımızda merak ettiğiniz “Akıl ve baliğ nedir” konusunu sizin için araştırdık.
Kayseri’nin sabahları her zaman hüzünle ve umutla karışık gelir bana. Bugün de öyleydi. Penceremi açtığımda sokağın hafif nemli havası ciğerlerime doldu, içimde bir karışık heyecan, bir karışık korku vardı. 25 yaşındayım ve hâlâ kendi duygularımı çözmeye çalışıyorum. Dün akşamdan beri kafamı kurcalayan soru vardı: akıl ve baliğ olmak ne demek?
Küçüklüğümden beri annem “Artık baliğ oldun, aklını kullanmalısın” derdi. Ben de gülüp geçerdim; ama bugün, yani bugün, bu sözlerin anlamını gerçekten hissetmek zorunda kalacağımı biliyordum.
Okulun Arka Bahçesi
O sabah, evden çıkar çıkmaz soluğu lise yıllarımın geçtiği okulun arka bahçesinde aldım. Her yer sessizdi. Yaprakların hışırtısı dışında tek ses rüzgârın tahta banklara çarptığı sesti. Oturdum, günlüğümü çıkardım. Kağıt, kalem… Sanki dünya sadece benim ve düşüncelerim için durmuş gibiydi.
“Akıl ve baliğ… gerçekten ne demek?” diye yazdım. Düşündüm, düşündüm… Akıl, mantık demekti belki; karar vermek, neyin doğru neyin yanlış olduğunu bilmek. Ama baliğ olmak, işte o daha karmaşıktı. Bu, birdenbire sorumluluklarla yüzleşmek, sınırları bilmek ve kendi hayatını taşımak demekti.
Bir Anlık Karar
Tam o sırada, okulun demir kapısından bir grup çocuk geçti. İçlerinden biri düşüp dizini yaraladı, diğerleri ne yapacaklarını bilemedi. Ben, içimde istemsiz bir refleksle koştum yanına. Dizini temizledim, sarıldım, sakinleştirmeye çalıştım. O an anladım ki akıl sadece düşünmek değil, aynı zamanda yapmakmış. Baliğ olmak, başkasının acısına kayıtsız kalmamayı gerektiriyormuş.
Yaralı çocuğun bana bakışındaki minnettarlık… işte o, içimde uzun zamandır hissetmediğim bir sıcaklık uyandırdı. Kalbim hızla çarpıyordu, gözlerim dolmuştu. “Belki de bu demekti,” dedim kendi kendime, “baliğ ve akıllı olmak, sadece kendi hayatını değil başkalarının hayatını da düşünmek demekmiş.”
Gün Boyu Süren İçsel Yolculuk
Gün boyunca kafamda bu düşünceler dönüp durdu. Arkadaşlarımla konuştum, ama kimseyi tam olarak dinleyemedim; çünkü aklım başka bir yerdeydi. Her karar, her söz, her hareket… Hepsi bir anlam kazanmıştı gözümde.
Öğleden sonra parka gittim. Banka oturdum, çantamdan defterimi çıkardım ve yazmaya başladım. Kayseri’nin eski taş binalarını izlerken, hayatımın küçük anlarını düşündüm. Her yaşadığım hayal kırıklığı, her duyduğum sevinç, hepsi bir şekilde akıl ve baliğ olma yolunun parçalarıydı.
Hayal Kırıklıkları ve Umut
Ama itiraf etmeliyim, her şey bu kadar kolay değildi. Kendime kızdığım anlar oldu. Arkadaşımın sırrını paylaşmıştım istemeden, annemin söylediği gibi düşünmeden davranmıştım. O an, aklın ve baliğin sadece güç olmadığını, sorumluluk ve vicdan gerektirdiğini fark ettim. Hayal kırıklığı… içimi acıtan bir şeydi ama aynı zamanda büyümemin bir parçasıydı.
Ve işte tam o an, kalbimde küçük bir umut ışığı belirdi. Hatalarımı telafi edebilirdim. Daha bilinçli, daha duyarlı olabilirdim. Bu, akıl ve baliğin gerçek anlamı değildi belki ama benim için önemli bir başlangıçtı.
Akşamüstü Düşünceleri
Güneş batarken evime döndüm. Yorgun, ama tatmin olmuş bir şekilde oturdum. Pencereden dışarı bakarken, Kayseri’nin kızıl taşlarının üzerine düşen gün ışığı beni büyüledi. Günlük defterimi açtım, düşündüğüm her şeyi yazdım.
Akıl ve baliğ olmak… bu sadece bir yaş meselesi değildi, sadece bir terim değildi. Bu, kendi hayatına ve başkalarının hayatına karşı duyduğun sorumluluk, hissettiğin empati ve aldığın kararların ağırlığıydı. Ve belki de en önemlisi, duygularını saklamadan, onları anlamaya çalışarak büyümekmiş.
Geceye Veda
Gece çöktüğünde, ışıklar Kayseri sokaklarını sararken, ben bir kez daha anladım: Hayat, küçük anlarla örülü bir yolculuk ve bizler bu yolculukta akıl ve baliğin ne demek olduğunu öğreniyoruz. Belki bazen yanlış kararlar veriyoruz, bazen düşüyoruz; ama en önemlisi, tekrar kalkmayı, hissetmeyi ve öğrenmeyi bilmekmiş.
Defterimi kapattım. İçimde bir huzur vardı. Bugün, kendimle bir adım daha samimi olmuştum. Akıl ve baliğ olmanın sadece kurallar değil, hissetmek ve yaşamak demek olduğunu kalbimle hissetmiştim.
Kayseri’nin sokaklarından yankılanan sessizlikte, kendi nefesimi dinledim ve düşündüm: Belki de gerçek büyüme, içindeki çocuğu kaybetmeden, aklınla ve kalbinle hayatı anlamakmış.
“Akıl ve baliğ nedir” hakkındaki meraklarınızı giderebildiysek ne mutlu bize. Hih ailesi olarak her zaman yanınızdayız!